Sponsorlu Bağlantılar

Hangimizin kötü bir anısı yok ki? Türlü türlü sıkıntılar ve dertlerle uğraşırken, hayatın kötü şakalarına maruz kalan insan sayısı herhalde azımsanmayacak denli çoktur. Kaldı ki, herkesin hayatında mutlaka unutmaya çalıştığı anlar ve anılar vardır. Keşkelerle geçen zamanlar yerine, bu anılarla baş etmeyi öğrenmek her zaman çok daha işe yarayan bir yöntemdir.

Öncelikle hayatın size garezi olmadığını anlamanız gerekiyor. Niye ben, diye sormak yerine, sizin gibi pek çok kişinin benzer durumları yaşadığını düşünmeli ve bu konuda asıl olanın sizin tutumunuz olduğunu unutmamalısınız.

Eğer toplum içinde ya da istemediğiniz birilerinin yanında gülünç duruma düştüğünüzü düşünüyorsanız o halde ilk espriyi siz patlatın ve içinde bulunduğunuz duruma kendiniz gülümseyin. Bu tavrınız çevrenizdekilerin de size karşı çok daha normal davranmalarına ve durumu olağan karşılamalarına neden olacaktır. Ağlayıp sızlanmak ise tüm dikkatleri daha fazla üzerinize çekmekten başka bir işe yaramaz.

Kendinizle barışık olmanız ve bunu da çevrenize yansıtmanız halinde yaşayacağınız kötü anılar çok daha eğlenceli bir hal alacaktır. Her şeyden önce yaşadığınız durumu bir utanç tablosu gibi saklamak yerine, arkadaşlarınıza ve sevdiklerinize esprili bir şekilde anlatıp üzerinizdeki olumsuz etkisini de kırmış olabilirsiniz.

Unutmak istediğiniz kötü anılarınızı yaşandıkları günde bırakmayı öğrenin. Anda yaşamak denilen şeyin gerçekten de özümsenmesi gereken bir hayat felsefesi olduğunu unutmadan, dünü dünde bırakma yöntemini en kısa zamanda seçmeniz son derece önemli. Unutmayın ki, geçmişi sırtında taşımak, dikiz aynasından bakarak araba kullanmaya benzer.

Sponsorlu Bağlantılar